02.05.2010

Aman yavas aheste

aman yavaş aheste
sabırlı derviş murada ermiş
acelesi olana ağır ol demiş
aman demiş aheste
aman yavaş aheste

tiz-i reftar olanın payine dağmen dolaşır
erişir menzil-i maksuda aheste gider
aheste çek kürekleri aheste
perdedar-i mikuned der kasr-i kayser ankebut
bu növbet mizenet der tarim-i afrasyab

aman yavaş aheste
söz gümüşse sükut altınmış
demek ki susmak daha kıymetli
sessiz sakin durmak varken
konuşup yorulana bilmem ne demeli
aman yavaş aheste

30.04.2010

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı

Behcet Necatigil

24.03.2010

Atatürk olsa kurşuna dizerdi...

Süleymaniye’de yaşanan ve Türk milletini derinden yaralayan “çuval alçaklığı”na imza atan ABD’li komutanın Ankara’ya davet edilmesi Türk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Rezil Amerikalı, devleti yönetenler tarafından hiç bir şey olmamış gibi karşılanıp dostça kucaklandı. Biri de çıkıp, ‘Sen Türk askerine bu alçaklığı nasıl yaparsın’ diye hesap sor(a)madı...